Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Sadrettin Sarıkaya, KCK soruşturması kapsamında, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile birlikte eski müsteşar Emre Taner ve yardımcısı Afet Güneşi ifadeye çağırdı.
Özel yetkili savcının Fidanı ifadeye çağırma yetkisi olup olmadığı tartışmasını, Fidanın ifadeye gitmemesi ve MİTin görevsizlik ve yetkisizlik itirazı izledi.
MİT kendi kanunu gerekçe gösterdi, özel yetkili savcı CMKnın 250. maddesine dayanarak hareket etti; karmaşayı emekli cumhuriyet savcısı Ahmet Gündel NTVye değerlendirdi.
Gündel şunları söyledi:
MİTin yaptığı itiraz son derece doğru. Bugün medyada yer alan MİT Müsteşarıyla ilgili iddialar; KCKnın kuruluşuyla bağlantılı olup olmadığı, PKK ile ilgili bir aracılık yapıp yapmadığı şeklinde. Bu iddialar, ülkeyi bölmek amacıyla bir terör örgütü kurma ya da böyle bir terör örgütüne yardımcı olma noktasında olsa, özel yetkili savcılar haklı olacaklar.
Örgüt kurmak, ülkeyi bölmek, rejimi ortadan kaldırmak için bir örgüt kurma amacıyla hareket edilmiş olması lazım. Halbuki MİTin amacı, bu örgütlerin içerisine nüfus etmek, örgüte eleman sokmak suretiyle yapılabilecek eylemler hakkında önceden haberdar olmak ya da örgütün bölünmesine katkı sağlamaktır...
Sürece bakıldığında, MİT yönetiminin, terör amaçlı örgüt kurmak gibi bir kastının olmadığı, aksine görevleri kapsamında bir çalışma içerisinde olduğu, Oslo sürecinin de bunun parçası olduğu anlaşılıyor. Bu nedenle MİTin görevsizlik itirazı doğrudur. Yetkisizlik konusunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili olduğu, İstanbulun yetkisi olmadığı hususuna da katılıyorum.
Özel yetkili savcılar, CMK 250. maddesine göre hareket ediyorlar. Öyle zannediyorum ki, yetkisizlik ve görevsizlik itirazı hakkında sağlıklı bir değerlendirme yapacaktır. Eğer savcılar, MİT mensuplarının terör örgütüyle bağlantılı oldukları noktasındaki düşüncelere hak veriyorlarsa, MİTin itirazını reddetme, bu kez davetiye ile fadeye çağırma, olmaz ise zorla getirme ve yakalama kararı verebilir.