İzmirde hürriyeti tehdit ve cinsel istismar suçlarından 10 yıl hapis cezası alan ve cezası kesinleşen Sinan Okkalının, aynı suç kapsamında başka bir mahkemede daha yargılandığı ve beraat ettiği ortaya çıktı.
Manisanın Soma ilçesinde kamyonculuk yapan Sinan Okkalı 2006 yılında 15 yaşından küçük olan Ö.Iyı İzmire kaçırdı.
Kızın ailesi Soma Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu.
Kısa süre sonra Somaya dönen Ö.I, Sinan Okkalı ile isteyerek kaçtığını, İzmirde Okkalının bir arkadaşının evinde kalıp ilişki yaşadıklarını anlattı.
Bunun üzerine Soma Cumhuriyet Savcılığı, Sinan Okkalı hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel istismar suçlarından 2006 yılında tutuklama kararı çıkarttı.
Dosya, olayın İzmirde gerçekleşmiş olmasından ötürü yetkisizlik kararıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.
Bu arada İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi Okkalıyı gıyabında yargılayarak, beraatını kararlaştırdı.
İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi de diğer mahkemeden habersiz 2007 yılında dava açarak Okkalı hakkında tutuklama kararı çıkarttı.
Somada kimlik sorgulaması sırasında 18 Nisan 2008 tarihinde yakalanan Okkalı, İzmire gönderildi.
İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan dava 2008 yılının Haziran ayında sonuçlandı ve Sinan Okkalı hürriyeti tahdit ve cinsel istismar suçlarından 10 yıl hapis cezası aldı.
Okkalının avukatı, karara bir üst mahkemede itiraz etmesine rağmen, 2009 yılında itiraz reddedildi.
Avukat, verilen ceza kararına bu kez Yargıtayda itiraz ederken mahkemenin kararı kesinleşti.
Sinan Okkalı cezasını tamamlamak için cezaevindeyken İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinden beraat kararı çıktığını öğrendi.
Okkalı hakkında, dosya karışıklığı nedeniyle 11. Ağır Ceza Mahkemesinde de aynı suçtan dava açıldığı, 21 Aralık 2009 tarihinde delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği, tebligatın da 2010 Nisan ayında yapıldığı ortaya çıktı.
Adalet Bakanlığı dosyayı resen incelemeli
Sanığın avukatı İsmet Erkul, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, iki farklı kararı görünce üst mahkemeye itiraz ettiğini, ancak itirazın yerinde bulunmadığını anlattı.
Erkul, bu olayda kasıt bulunmadığını, tamamen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının dikkatsizliğinden kaynaklandığını aktararak, şu görüşleri dile getirdi: Burada sistemden kaynaklanan bir hatadan dolayı müvekkilim hakkında ikinci bir dava açıldığı gözden kaçmış. Hukuk yolları bizim tarafımızdan tükendi. Adalet Bakanlığı bu dosyayı ancak resen incelerse kanun yararına bozabilir. Müvekkilim de mağduriyetten kurtulur.