İngiliz İndependent gazetesi, Türkiyenin son 10 yıldaki kazanımların şimdi tehlikeye girdiğini öne sürdü.
İndependent gazetesinin tanınmış gazeteci yazar ve Ortadoğu uzmanı Patrick Cockburn, “Kaplan Türkiye, Kavşakta” başlığı ile yayımladığı İstanbul kaynaklı geniş haberi analizinde Türkiyenin son 10 yıllık dönemin dünyanın “en büyük siyasi ve ekonomik başarı öykülerinden biri” olduğunu, cezaevlerinden işkencenin bittiğini, Ankarada gücün kimin elinde olduğunu darbeler değil seçimlerin belirlediğini, “Adalet ve Kalkınma Partisi, Batının tam cesaretlendirmek istediği ılımlı, demokratik, kapitalizm yanlısı bir hükümet türüydü” yorumunu yaptı. “Geçen yıl yabancı medya eleştirilere yer vermeyen Türkiyeyi, polis devletleri çökmeye başladığı Arap Dünyası için bir model olarak destekledi” diyen gazete, AK Parti döneminde gerçekleşen “Türk mucizesinin” özlü olduğunu, Avrupadaki İrlanda veya Yunanistan gibi ülkelerin aksine siyasi ve ekonomik değişiminin “gerçek” olduğunu kaydetti.
“SON 10 YILDAKİ KAZANIMLAR TEHLİKEDE”
Bu bağlamda Türkiyenin son 10 yılda ulusal gelir ve ihracatın katlandığını, Kobilerin yorulmaz ihracatçılara dönüştüğünü, yabancı yatırımların aktığını, Türk ekonomisinin dünyanın 15inci ekonomi haline geldiğini belirten gazete “İşte şimdi tehlikede olan bu kazanımlardır. Siyasi reformlar iki yıl önce durma noktasına geldi” ifadesini kullandı.
“AK PARTİ BASKI MEKANİZMALARINI BENİMSEMEYİ UYGUN GÖRDÜ”
Haberde “Türkiyenin yeni kavuştuğu güce olan aşırı güven, dikkatini hayati sorunlardan ki en önemlisi Kürt ayaklanmasına son vermektir - uzaklaştırdı” yorumu yapıldıktan sonra “Bazı Türk liberaller, AK Partinin iktidarda 10 yıla yakın bir süre bulunduktan sonra seleflerince kullanılan baskı mekanizmaları benimsemeyi uygun gördüğünden kuşkulanıyorlar” denildi.
“BASKILAR ÇOK CİDDİ”
Baskıların “çok ciddi” olduğunu öne süren gazete, bu çerçevede Sınırı Aşan Gazeteciler Örgütünün Türkiyenin basın özgürlüğü açısından 178 ülke arasında 148nci sırada yerleştiren raporuna gönderme yaptı. “Sık sık gazetecilerin haklarındaki suçlamaları bilmeden bir yılı aşkın süre tutuklu kaldığı”nı yazan gazete, ifade özgürlüğü ile terör örgütü üyeliği arasındaki farkın net olmadığı görüşlerine de yer verdi. İngiliz gazetesi, liberallerin “derin devlet”in hala faaliyet göstermesinden korktuğunu, hükümeti eleştirenlerin de, “AK Partinin artık bu karanlık ajanların köklerini kazmakla ilgilenmediğinden kuşkulandığı”nı da kaydederek, Dink davasına ilişkin tartışmalı yargı kararına değindikten sonra, “AK Parti hükümeti ise, başlıca mücadelesini ordunun devlet üzerindeki kontrollüne son vermek için verdiğini savunabileceğini de belirtti.
“ORDU AKPYİ, ABD İSTEMEDİĞİ İÇİN DEVİRMEDİ”
Buna karşın, “ordunun AK Parti hükümetini, ABDnin istemediği için devirmediği” görüşlerinin de aktarıldığı haberde, Türkiyedeki reform ivmesinin azalmasının başka bir nedeni olarak da AB üyeliğinin gerçekleşmemesi gösterildi. İndependent, “Büyük bir siyasi yeteneği olan dindar ve popülist milliyetçi Sayın Erdoğan, giderek artan biçimde bir otokrat gibi görünüyor ve hareket ediyor” savlarına da yer verdiği haberinde Avrupanın Türkiyeyi reddetmesinin en az “psikolojik olarak Türkiyenin Ortadoğudaki genişleyen rolü ile telafi edildiği ancak bu bölgedeki girişimlerinin de ekşimeye başladığı” yorumunu da yaptı.
“TÜRKİYE ARAP BAHARINDAN SONRA AT DEĞİŞTİRDİ”
İki yıl önce komşularıyla siyasi ve ticari ilişkilerini geliştiren Türkiyenin Arap Baharından sonra “at değiştirdiği, eski müttefiklerini terk ettiğini, Libya ve Suriyede protesto edenleri ve ayaklananları desteklediğini” değerlendirmelerinde bulunuldu. Haberde Mısır gibi ülkelerde Başbakan Erdoğana duyulan hayranlığına dikkat çekilerek “Ancak bu popülaritenin avantajları abartılabilir. Mısırlılar, Sayın Erdoğanı beğenebilir ama kendilerini yönetmesini talep etmiyorlar. Şimdi Türkiye, Suriye ve Irak hükümetlerinin husumetini kışkırtan aşırı güvenin bedelini ödemek zorunda kalıyor” sözlerini de kullandı.
“TÜRK YÜKSELİŞİ KÖPÜĞE DÖNÜŞÜR MÜ?”
“Türk yükselişi, bir köpüğe dönüşür mü” sorusunu da soran İngiliz gazetesi, “Önceki daralmalar, yabancı sermaye çıkışlarına tanık olmuşlardı. Türkiyeye yatırım yapan Avrupalı bankalar, kendileri de kırılgandır. Ancak Türkler, hala gemi ve araba gibi şeyler yapıyor. İstanbulun çevresi, daha teknik ürünlerin yanı sıra mobilya, tekstil ve ayakkabı üreten işyerleriyle dolu” diye yazdı. Gazete, haberini, “Türkiyenin Avrupadaki hasta adamlara katılıp katılmayacağını gelecek yıl gösterecek. Aynı yılda da Türkiyenin nihayet otokratik devletin mirasından kurtulup kurtulmadığı da belli olabilir sözleriyle noktaladı.